Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1856 E. 2010/2736 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1856
KARAR NO : 2010/2736
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Konya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/3705 Esas sayılı dosyasından yazılan talimat uyarınca, Şarkışla İcra Müdürlüğü’nün 2006/111 Talimat sayılı dosyasında yapılan 24.05.2006 günlü hacizlere konu menkullerin davacıya ait olduğunu, borçludan 2005 yılında boşanan davacının iş yerini 29.03.2006’da açtığını, kira sözleşmesi, vergi levhası ve diğer evrakların bunu doğruladığını, İİK’nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davada asıl icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, borçlunun boşandığı eski eşi ile aynı evde yaşamasının hayatın oğlan akışına uygun düşmediğini, boşanmanın danışıklı olarak alacaklıdan mal kaçırmak için yapıldığını, işyerinde yapılan hacizde borçluya ait evrakların ele geçtiğini, takibe dayanak bonoların düzenleme tarihinden sonra iş yerinin devralındığını,hacizde borçlunun hazır bulunduğunu ve mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; “haczin talimatla yapılması nedeni ile yetki itirazının yerinde olmadığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılan haciz sırasında borçluya ait belge ve evrakların bulunduğu, birlikte kalan davacı ve borçlu arasındaki boşanmanın danışıklı olduğu, davanın İİK’nun 97. md.si uyarınca açılan istihkak davası niteliğinde bulunduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü
kişinin iddiasını kanıtlayamadığı, sunulan faturaların takip tarihi ile ödeme emri tebliğinden sonra düzenlendiği” gerekçesi ile davanın reddine ve borçlunun takibe konu asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından, tazminatın davacı üçüncü kişiden alınmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd.maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/13. maddesinde, alacaklının alacağını tahsile olanak vermeyecek şekilde teminat karşılığı takibin ertelenmesi halinde, istifası geciken miktarın %40’ından aşağı olmamak üzere hesaplanacak bir miktar tazminatın istihkak iddiası reddedilen üçüncü kişiden alınarak alacaklıya verilmesi öngörülmüştür.
Somut olayda Mahkemece teminat karşılığı takibin ertelenmesi yönünde verilmiş bir karar bulunmamaktadır.
Kabule göre de;mahcuzların değeri alacak miktarından daha az olduğu için tazminatın bu miktar üzerinden hesaplanması gerektiğinin ve borçlu aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğinin dikkate alınmaması isabetli değildir.
Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru değilse de temyiz edenin sıfatına göre bu hususlar bozma nedeni yapılamamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) … Tarım Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,95 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.