Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11152 E. 2012/7638 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11152
KARAR NO : 2012/7638
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ : Uşak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ : Uşak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı 2008/328 esas sayılı davanın reddine, 2009/224 esas sayılı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi dışında davacı vekili, davalı … vekili ve …, süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Kadir’in üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı …’a, Şerife’nin de birleşen dava ile … ve …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve …, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, takibe konu bononun hükümsüz olduğunu, borcu olmadığını, senedin tasarruf tarihinden sonra doldurulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece 2008/328 esas sayılı davada Uşak 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1356 takip sayılı dosyasına konu davacı alacaklının alacağının karşılanmış olması nedeni ile konusu kalmadığından reddine, birleşen 2009/224 esas sayılı davada ise …’nin anlaşmalı olarak boşandığı eşinin kardeşi olduğu, ayrıca taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, davalılar … ve…’ın da iyiniyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … vekili, davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Gerekçeli karar, temyiz isteyen davalı … vekiline 16.08.2011, davalı …’a 15.08.2011 ve davacı vekiline 12.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi … vekili tarafından 07/09/2011, … tarafından 12.09.2011, davacı vekili tarafından 09.09.2011 tarihinde verilmiştir. Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne tabi olup HUMK’nın 176. maddesi uyarınca adli ara vermede de süreler işlemekte olduğundan temyiz dilekçeleri 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece 2008/328 esas sayılı davada Uşak 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1356 takip sayılı dosyasına konu davacı alacaklının alacağının karşılanmış olması nedeni ile konusu kalmadığından reddine, birleşen 2009/224 esas sayılı davada ise…’nin anlaşmalı olarak boşandığı eşinin kardeşi olduğu, ayrıca taşınmazların tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, davalılar … ve…’ın da iyiniyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
İİK’nın 282. maddesinde tasarruf iptal davasının kimlere yöneltilebileceği sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de
iptal davası açılabilir. Dava konusunun borçlu ile işlem yapan 3. kişi elinden çıktığının yargılama aşamasında anlaşılması halinde davacı, 3. kişi ile işlemde bulunan bu kişiye davayı yöneltebilecektir. Bunun yanında 3. kişi ile işlemde bulunan 4. kişiye dava konusu ile ilgili olarak ayrı bir dava yöneltilmesi sonucu her iki yargılamanın birleştirilmesi halinde ise her iki birleşen yargılamanın tasarrufun iptali şartları yönünden bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu edilen taşınmazları borçludan satın alan… ve borçlu aleyhine 2008/328 esas sayılı davada, Şerife’den taşınmazları satın alan … ve… aleyhine ise birleşen 2009/224 esas sayılı davada husumet yönetilmiş ve her iki yargılama birleştirilerek 2008/328 esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmüştür. Ayrıca 2008/328 esas sayılı dosyada davacının dava dilekçesi içeriğinden borçlu aleyhine yürüttüğü Uşak 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1356 sayılı icra takibi dışında özellikle Uşak 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4792 takip sayılı dosyasından yürüttükleri takipteki alacaklarının tahsilini önlemek için davalı borçlunun iptale konu tasarruf işlemini gerçekleştirdiğini dava ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken 2008/328 esas sayılı dava ile 2009/224 esas sayılı davanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği yani, davalılar … ve…’a yöneltilen davanın asıl davanın devamı niteliğinde olduğu, davacının her iki dava yönünden de Uşak 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4792 takip sayılı dosyasına konu ettiği alacağının tahsili için tasarrufun iptali davasını tüm davalılara yönelttiği dikkate alındığında davanın konusuz kaldığından sözedilemeyeceği gözönüne alınarak davacı alacaklının ayakta olan Uşak 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4792 takip sayılı dosyası için iptal şartlarının her iki dosyasının bir bütün olarak ve tüm davalılar yönünden toplanan delillere göre değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken 2008/328 esas sayılı dava yönünden konusuz kaldığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, davanın konusuz kalması halinde esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde değerlendirme yapılması ve davanın açıldığı tarihte haksız olan tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken davanın konusuz kaldığından reddine karar verilerek 2008/328 esas sayılı dava yönünden davalı borçlu … lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz dilekçelerinin (isteminin) reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davalı …’in esasa yönelik temyiz itirazlarının şimdilik değerlendirilmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalılar …, Kadir ve…’a geri verilmesine 12.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.