Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4612 E. 2011/1266 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4612
KARAR NO : 2011/1266
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz talebi süresinde olmadığı gerekçesiyle ek karar ile red edilmiş, bu ek kararda davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … 2.İcra Müdürlüğünün 2009/22 Talimat sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin 1994 yılından bu yana haciz yapılan işyerinde faaliyet gösterdiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili haciz sırasında borçluların hazır olduğunu ve haciz sırasında borçlu …’a ait evrak bulunduğunu, bu borçlunun telefon faturası adresinin haciz adresi olduğunu, davacı ile borçlular arasında muvazaalı işlem olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu … duruşmada, davacıyı hiç tanımadığını, mahcuzların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Davalı borçlu … duruşmada, davacı ile arkadaş olduklarını, ailevi nedenlerden dolayı kendisine ait faturanın haciz adresine geldiğini, davacı aradığı için haciz mahalline diğer borçluyu da alarak geldiğini, eşyaların davacıya ait olduğunu savunmuştur.
Davalı borçlu … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından sunulan faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarına uygun olduğu, mahcuzların davacı şirket defterlerinde kayıtlı bulunduğu, ancak haciz tutanağının 1.sırasında yer alan bilgisayar takımının kayıtlı olmadığı, bu mala ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haciz tutanağının 1.sırasında yer alan bilgisayar takımı hakkındaki davanın reddine, diğer mahcuzlara yönelik istihkak davasının kabulü ile haciz kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece, 12.3.2010 tarihli ek karar ile temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle davalı alacaklı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, bu hükümde davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu’nun 96 vd. maddelerine dayalı 3.kişinin istihak davasına ilişkindir.
Mahkemece 12.3.2010 tarihli ek karar ile davalı alacaklı vekilinin temyizinin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de bu karar usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Duruşma tutanağının ve kararın incelenmesinden, gerekçeli kararda hüküm altına alınan avukatlık ücreti, karar ve ilam harcı ile yargılama giderlerinin tefhim edilen kısa kararda yer almadığı, hükmün HUMK.nun 489. maddesinin yollamada bulunduğu 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde tefhim edilmediği, böylelikle kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.4.1992 gün ve 1991/7-1992/1 karar sayılı İBK. uyarınca da bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği de açıktır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden temyiz isteminin reddedilmiş olması doğru olmadığından mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 12.3.2010 gün ve 2009/41-1226 sayılı ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-Esasına yönelik yapılan incelemede ise;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya
uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 941,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.