YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10637
KARAR NO : 2011/3656
KARAR TARİHİ : 19.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu hakkında borçlunun ortağı olduğu şirketin vergi borçlarından dolayı hakkında 6183 sayılı Yasa’nın 35.maddesine göre takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı Silivri Selimpaşa beldesi 54-55 pafta 9532 parseldeki taşınmazını, takipleri sonuçsuz bırakmak için davalı 3.kişiye sattığını belirterek borçlu ve 3.kişiler arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu, ortağı bulunduğu şirketin 2001 yılından itibaren gayri faal olduğunu, hakkında tahakkuk ettirilen vergi borcu bulunmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı 3.kişi, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçluya gönderilen ödeme emrinin vergi mahkemesince iptal edildiğini ve bu kararın kesinleştiği, bu durumda kesinleşmiş vergi borcu bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacının sunduğu 15.07.2008 tarihli dava dilekçesinde ve yargılama boyunca borçlu hakkındaki hangi takip dosyaları ile ilgili olarak davanın açıldığına ilişkin bir açıklama yer alamamaktadır.
Davacı ve davalı borçlu, delil olarak vergi borçlarına ilişkin olarak farklı ilamlar ibraz etmişlerdir. Bu ilamlara esas olan takip dosyaları farklı olduğu gibi bir kısmında hangi takip dosyası için verildiği anlaşılmamaktadır.
Yapılacak iş, HMUK’nun 75.maddesi 2.fıkrası gereğince davanın hangi takip dosyaları için açıldığı davacıdan sorularak netleştirildikten sonra ilgili takip dosyalarının getirtilerek, sunulan delillerin bu dosyalara göre değerlendirilmesi yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, dava konusu netleştirilmeden ve hangi takip dosyaları için karar verdiği anlaşılmayan ve bu suretle aynı zamanda infazda kuşku yaratacak şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 19.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.