Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1539 E. 2010/2536 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1539
KARAR NO : 2010/2536
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :Batman Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraflar vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin aracı ile seyrederken, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası müflis … Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olan aracın hatalı sollama yapmasıyla kaza meydana geldiğini, bu suretle müvekkilinin bacağından sakatlandığını, tedavi giderleri ile işgöremezlik zararlarının oluştuğun ileri sürerek, 3.000,00 TL tedavi gideri ile 7.000,00 TL diğer bedensel zarar tazminatının kaza tarihinden temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limit ve kusur oranında sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının zarar gördüğü ve davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.782,60 TL tedavi gideri ile 7.000,00 TL işgücü kaybı tazminatının dava tarihinden temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 108. maddesine dayanılarak hazırlanmış bulunan ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği’nin 13 ve 14. maddeleri hükümleri uyarınca, gerekli belgelerin sunulmasından 8 gün sonrasında davalının temerrüdü söz konusu olacaktır. Somut olayda davacının başvurusu üzerine, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu davalının gönderdiği birinci ve ikinci cevap yazılarına göre, 20.10.2003 tarihli ilk cevapta istenilen belgelerin daha sonra sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara göre davacı tarafından davalı birliğe başvuru yapılmış olup, mahkelmece bu başvurular değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davalıya yapılan başvuruların yasa ve yönetmelik hükümlerinde belirlenen prosedüre uygun olup olmadığı, gerekli belgelerin hangi tarihte sunulduğu ve buna göre temerrüdün hangi tarihte oluştuğunun belirlenmesi ve sonucuna göre temerrüt faizine ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 448,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 60,00 TL temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.