Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/3951 E. 2022/5265 K. 27.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3951
KARAR NO : 2022/5265
KARAR TARİHİ : 27.06.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2020 tarih ve 2016/1127 E. – 2020/119 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.04.2022 tarih ve 2020/1799 E. – 2022/533 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan 65.446,03 TL’nin istirdadı ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000,00 TL kâr kaybı alacağı talebine ilişkindir. Karar tarihi olan 06.04.2022 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 107.090,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacılar yönünden reddedilen toplam 70.446,03 TL’nin temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı, ayrıca gerek dava dilekçesinden gerek dosya içindeki belgelerden davacının kâr kaybı talebine konu alacağının temyiz sınırı üstünde olduğuna dair bir bilginin olmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun’un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 27/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY

Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan 65.446,03 TL’nin istirdadı ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 5.000.00.-TL haksız fesih tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiş,
Temyiz kanun yolu istemi de istemlerin toplam miktar itibariyle temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle oyçokluğu ile red edilmiştir.
İstirdat ve portföy tazminat istemi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğuna ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Portföy tazminatı davası, HMK 109/1 maddesinde ifade edildiği şekilde kısmi dava olarak açılmış olup, temyiz edilemeyen kararlar başlıklı HMK 362/2 maddesinde kısmi davada kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği düzenlenmiştir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının talep edebileceği portföy tazminat miktarı üzerinden bir inceleme ve tespit yapılmaksızın davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Kısmi davada gösterilen dava değerinin temyiz incelemesinde kesinlik sınırı yönünden esas alınamayacağı HMK 362/2 maddesi hükmü gereği olup, talep edilebilecek tüm alacak miktarının henüz hesaplanmamış ve belirlenmemiş bulunmasına göre portföy tazminat davası yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabildir.
Açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.