YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11536
KARAR NO : 2011/3959
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili,Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2008/3436 Esas sayılı dosyasından 11.05.2009 tarihinde haczedilerek 09.10.2009 tarihinde muhafaza altına alınan menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre;davacının haciz yapılan işyerini borçludan devraldığı ve hacizli malların kendisine ait olduğunu ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Somut olayda 11.5.2009 tarihli haciz ve 9.10.2009 tarihli muhafaza işlemleri borçlunun işyeri adresinde ve huzurunda yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet
karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir. Davacı 3.kişinin delil olarak sunduğu vergi kaydından haciz adresinde 1.9.2008 tarihinde işe başladığı, ticaret odası kaydı ve sicil gazetesi ilanından da 12.01.2009 tarihinde oda kaydı yaptırarak ilan edildiği anlaşılmaktadır. 14.8.2008 tarihli fatura borcun doğumundan sonra borçlu tarafından davacı adına düzenlenmiş olup bu deliller yasal karinenin aksinin ispatı için kesin ve güçlü delil niteliğinde olmadığı gibi, tanık beyanı ve mevcut delillerden borcun doğumundan sonra borçlunun gazetecilik faaliyetini sürdürdüğü işyerini demirbaşlarıyla birlikte davacıya devrettiği, ticari işletmenin devri niteliğindeki bu işlemin İİK 280/3 madde gereğince iptale tabi olup iyiniyetli alacaklıya karşı hüküm ifade etmiyeceği, İİK.nun 44 ve BK.179.madde gereğince ticari işletmeyi devralan kişinin devredenle birlikte işletmenin borçlarından sorumlu olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyecek gerekçeyle davanın kabülü isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de takip konusu alacak miktarı mahcuzların değerinden daha az olduğunudan harç ve vekalet ücretinin daha az olan takip konusu alacak üzerinden hesaplanması gerekirken mahcuzların değeri üzerinden hesaplanması ve harçtan muaf olan davalı kooperatifin harçla sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.