Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/9431 E. 2013/9971 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9431
KARAR NO : 2013/9971
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araca, davalının maliki olduğu aracın şeride tecavüz ederek çarpması suretiyle hasarlandığını, müvekkilinin sigortalısına 12.618,00 TL ödeme yaptığını, bu hasarın 5.000,00 TL kısmının davalıya ait aracın trafik sigortacısı tarafından tahsil edildiğini, bakiye 7.618,00 TL’nin faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptalini, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, tazminatın aracının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı Ak Sigortadan talep edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının müteselsil sorumlulardan olan davalı malikten alacağını talep edebileceği, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın sadece borçla sınırlı olduğu ve diğer yönlere ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.HUMK’nun 275. (HMK’nun 266.maddesi) ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının tespiti ve hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır. Bu durumda uzman bilirkişiden rapor alınmadan hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece, trafik kazasıyla ilgili ceza dosyası da getirilerek konusunda uzman bilirkişiden kusur oranı ve hasar bedelinin saptanması için rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2)Kabule göre de, davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.