Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8453 E. 2011/10890 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8453
KARAR NO : 2011/10890
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, mahkemece, alınan son iki raporda bedeller arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ancak davacının dayandığı kanun maddeleri için iptal koşulları gerçekleşmediği durumda dahi mahkemece diğer iptal nedenlerinden birine göre de iptal kararı verilebileceği, tasarrufa konu taşınmaz için yapılan ödemelerin satış tarihinden 6 ve 12 gün sonra yapılmış olmasının ve diğer delillerin ışığında İİK’nın 280. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığı diğer yandan mahkemece, 3 kez bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 1. bilirkişi raporunun, yapılan keşif icrası sonrasında bir inşaat mühendisi ve bir hukukçunun yer aldığı heyet tarafından verildiği, taşınmazın tasarruf tarihi itibariyle değerinin 811.061,88 YTL olarak belirtildiği, 2. bilirkişi raporunun dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu bir inşaat mühendisi tarafından düzenlendiği ve taşınmazın satış tarihi itibariyle 458.702,70 YTL değerde olduğunun bildirildiği ve yine dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 3. bilirkişi raporunun da bir inşaat mühendisi tarafından düzenlendiği, raporda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri 648.910 YTL olarak tespit edilmişken karara dayanak yapılan bilirkişi raporuna hangi gerekçelerle itibar edilip daha öncekilere de hangi gerekçelerle itibar edilmediğinin hüküm yerinde tartışılmadığı, karara dayanak yapılan raporların sadece tek kişilik inşaat mühendisleri tarafından verildiği, emlak işlerinden anlayan ve devir tarihindeki konut fiyatları ile ilgili bilgisi bulunan kişilerin heyette yer almadığı dikkate alınarak HUMK’nun 275. maddesi hükmüne göre oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığına değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın satın alma bedelinin 400.000 TL olduğunun davalı 3. kişinin kabulünde olmasından dolayı yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2. maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş fark bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, davalı …’ın vekili sıfatıyla hareket ederek taşınmazları … adına satın alan …’in borçlu ve şirketi ile olan ilişkilerinden dolayı 3.kişinin borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 48.585,38 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’ten alınmasına 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.