Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8138 E. 2011/4728 K. 23.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8138
KARAR NO : 2011/4728
KARAR TARİHİ : 23.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 4 parsel sayılı 318,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın 1/4 payının kendisine ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 1/4 payının davacı …, 3/4 payının ise davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı …’den kaldığı ve paylaşılmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, miras yolu ile gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazın 1/4 payının adına tescilini istemiş, davalı ise, taşınmazın babası …’den taksimen kendisi ve kardeşi …’e kaldığı ve … payının tarafından satın aldığı savunmasında bulunmuştur. Buna göre taşınmazın öncesinin …’e ait olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, bu yön Mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık …’in terekesinin usulüne uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, keşifte dinlenen tek yerel bilirkişinin, muris …’den kalan taşınmazların taksim edilip edilmediğini bilmediğine ilişkin beyanı esas alınmak suretiyle, paylaşma hususu yöntemince araştırılmaksızın hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, muris …’in ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri getirtilmeli, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yeniden delilleri sorulup toplanmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın kimden geldiği, kim tarafından kullanıldığı, …’in ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, mirasçıları arasında tüm mirasçıların ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile geçerli bir taksim olup olmadığı, taksim yapılmış ise kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, mirasçılar arasında pay satışları olup olmadığı, taşınmaz almayan mirasçısı varsa miras payına karşılık ne aldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri terekeye dahil taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek taksim kanıtlanırsa taksime göre, kanıtlanamazsa miras payına göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davacı her ne kadar miras payının 1/4 olduğu iddiası ile dava açmış ise de, dosyada bulunan nüfus kayıtları ve veraset ilamına göre davacının miras payının 1/5 olduğunun gözardı edilmiş olması da isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.