YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10192
KARAR NO : 2010/5064
KARAR TARİHİ : 03.06.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili katılma yolu ile davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, müvekkilinin emlak komisyonculuğu yaptığını ve dava dışı Turyap’ın Nazilli temsilcisi olduğunu yine dava dışı Fortis Bank AŞ’nin Nazilli’de açacağı şube için kiralık yer bulduğunu ve komisyona hak kazandığını, ancak ilgili banka yetkililerinin Turyap Genel Merkezi ile önceden olan bir ihtilafları nedeni ile komisyon ücreti faturasının “Turyap” başlığı taşımasını istemediklerini ancak bir başka emlak komisyoncusu tarafından düzenlenmiş faturaya karşılık ücretin ödenebileceğini belirtmeleri nedeniyle müveklininin davalı …’den bu şekilde bir fatura düzenlemesini talep ettiğini ve bu faturaya istinaden davalı …’nin İş Bankasındaki hesabına yatırılan komisyon ücretine, Nazilli 1.İcra Müdürlüğünün 2003/1815 sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından haciz konulduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı … vekili, muvazaa iddiasının ancak yazılı belge ile kanıtlanabileceğini ve bunun alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddi ile tazminat talep etmiştir.
Davalı borçlu … duruşmada, davacının iddialarını doğrulamıştır.
Mahkemece, davanın kabulü üzerine karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 24.2.2009 gün ve2008/6078-2009/2557 sayılı kararı kanıtlanamayan davanın reddi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın reddine ve tazminat koşulları oluşmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve katılma yolu ile davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin temyizince gelince;
İİK.nun 97/13 maddesinde istihak davası üzerine takibin talikine (durdurulmasına) karar verilip de sonuçta dava reddolunduğu takdirde, alacaklının alacağından bu dava nedeniyle tahsili geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, üzerine haciz konulan paranın, teminat karşılığında alacaklıya ödenmemesine karar verildiği ve takibin dava konusu para yönünden durdurulduğu, davalı alacaklının alacağının tahsilinin geciktirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı alacaklı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.