Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1868 E. 2010/11306 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1868
KARAR NO : 2010/11306
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın seyir halinde iken yandığını, araç bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL. tazminatın ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 30.000 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın sürücüsünün alkollü ve ehliyetsiz olduğu yangının kaza sonucu meydana geldiğini, sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hasarın teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; araç sürücüsünün davacı tarafın iddia ettiği kişi olmadığı, sürücünün alkollü ve sürücü belgesinin bulunmadığı, yangının kaza sonucu meydana geldiği davacının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/i maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya
2010/1868
2010/11306
aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK. 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar elliği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Dava konusu olayda, davacı, aracın seyir halindeyken yandığını iddia etmiş, sigorta şirketi ise aracın kaza sonucu yandığını ve sürücünün alkollü olduğunu ve sürücü belgesi bulunmadığını savunmuştur. Dosyada mevcut belgelerden olaydan sonra düzenlenen tutanaklar ve hazırlık soruşturması sırasında alınan ifadelere ve Hendek Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/89E-2009/306 K sayılı dosyasına göre araç sürücünün Barış Gülerman olduğu sabittir.
Mahkemece davacının ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ettiği hallerde ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını
2010/1868
2010/11306
ispat külfeti sigortalıya geçeceği kabul edilmiştir. Ancak dava konusu araçta meydana gelen hasarın niteliği, hangi nedenle gerçekleştiği, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olup olmadığı hususları ve bunun sonucuna göre ispat yükünün yer değiştireceği hususları davalı … tarafından somut delillerle kanıtlanmış değildir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle araç sürücüsü Barış Gülerman’ın sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı, alkollü olduğu anlaşıldığından kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği, aracın trafik kazası sonucu yanıp yanmadığı, seyir halindeyken teknik bir nedenle yangının çıkıp çıkmadığı, sürücü hatasının bulunup bulunmadığı, konularının tesbiti için konusunda uzman bir nöroloji uzmanı ile İTÜ’den seçilecek bir trafik ve bir elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.