Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/9452 E. 2013/13461 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9452
KARAR NO : 2013/13461
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin rehin alacaklısı olduğu ve davalı şirkete kasko sigortalı aracın 07.5.2009 tarihinde çalındığını, davalının zarar bedelini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL. nın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.8.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 32.500,00 TL. na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini ve ıslah talebinin de zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslahla talep edilen miktar yönünden ise; ıslah tarihi itibariyle TTK’nun 1268. maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6762 S.TTK.nun 1268.maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. (6102 S.TTK.md.1420) Bu düzenleme Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9.maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. 6762 S.TTK.nun 1292 ve 1299.maddeleri (6102 S.TTK.md 1446 ve 1427) hükmü uyarınca zamanaşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğu gün yani sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günüdür.
Yukarıdaki açıklanan ilkeler karşısında somut olaya baktığımızda; dava konusu riziko 07.5.2009 tarihinde meydana gelmiş ve dosya kapsamı itibariyle aracın işleteni (sigorta ettiren) tarafından riziko aynı tarihte davalı … şirketine ihbar edilmiş ise de; davacı, sigortalı araç üzerindeki rehin hakkı sahibi olduğundan davacı yönünden rizikonun aynı tarihte öğrenildiğini kabul etmek hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Davacı vekili yargılama sırasında, rizikonun müvekkilince 05.3.2010 tarihinde öğrenildiğini ve bunun üzerine davalıya yazı yazılarak rehin hakkı sahibi sıfatıyla hasar bedelinin ödenmesini talep ettiğini ileri sürmüştür.
O halde, mahkemece rehin alacaklısı davacının rizikoyu öğrenme tarihi araştırılıp yukarıda açıklanan ilkelere göre davacı yönünden zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin belirlenmesi, tarafların bu yöne ilişkin delillerinin ibrazının sağlanması, daha önceki bir tarihte öğrenmenin gerçekleştiğinin belirlenememesi halinde davalıya başvuru tarihi olarak belirtilen tarihin davacının öğrenme tarihi olarak kabulü ile ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin tartışılıp irdelenmesi ile sonucuna göre karar vermek gerekirken, ıslah edilen kısım yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.