YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6295
KARAR NO : 2010/7377
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu aracını davalı …’e, onun tarafından davalı …’e onun tarafından da davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket, davalı … ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı … usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar arasında yapılan satışlarda bedeller arasında fahiş fark bulunmadığı, borçlunun alacaklılarını zarar verme kastı ile diğer davalıların da borçlunun bu kastını bilerek hareket ettikleri hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu ile 3. kişi … arasında yapılan satışta edimler arasında aşırı fark
bulunmamasına, 4. kişi … ile 5. kişi durumundaki …’ın da borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilen ya da bilebilecek kişilerden olduklarının ispat edilememesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücreti takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden red sebebi aynı olan davalılar açısından tek olarak ayrıca taraflar yararına belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşıtın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda vekalet ücretinin taşıtın tasarruf tarihindeki değeri üzerinden ve tek olarak hesaplanması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinde gösterilen değerin esas alınarak taraf vekilleri yararına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 ve 5 nolu bendlerinin tamamen çıkarılmasına ve yerine “4-Davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ve davalı … yararına hesaplanan 1.620,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,” bendinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık kanunun 140. Maddesi gereğince davacı Türkiye Halk Bankası A.Ş harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.