Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6803 E. 2010/7316 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6803
KARAR NO : 2010/7316
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, müvekkillerinin desteği Burak Doğan’ın öldüğünü, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 24.974,94 TL maddi tazminatın avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, anılan meblağın ayrı ayrı dava ve ıslah tarihlerinden yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destek tazminatı istemine ilişkindir.
TTK’nın 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve olay tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davadan önce bir başvuru yapılmamış ise, bu kez dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilir. Bunun yanında, ıslah ile alacak miktarı artırılmış ise, yukarıda açıklanan ilke ve alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de davadan önce başvuru varsa bu başvurudan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihinden temerrüt faizi uygulanması gerekir. Zira, davalı … ile davacı arasındaki hukuki ilişki sözleşme ilişkisi değildir. Borcun nedeni haksız eylemdir. Anılan hükümlere göre, davalı … bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan zarar miktarı değil, kazanın ihbar edilmesidir.Bu itibarla, kazanın ihbarı veya bu olmadığı takdirde davanın açılmasıyla, hem dava dilekçesinde istenilen ve hem de ıslahla artırılan kısım için temerrüt oluşacaktır. Bu nedenle, ıslah ile artırılan kısımlar için ıslah tarihinden faiz uygulanması doğru değildir.
Somut olayda, davacılar vekilince davalı sigortaya 30.6.2009 tarihinde başvurulduğu ve bu tarihte sigortanın temerrüde düşürüldüğü savunulmuş olup, dosyaya başvuruya ilişkin belge fotokopisi sunulmuştur. Esasen bu başvurunun doğru ve yeterli olup olmadığının araştırılması gerekmekte ise de, bu tarihe göre bundan 8 iş günü sonrası temerrüd oluşacağından ve bu tarihin de dava tarihi olan 01.07.2009 tarihine denk gelmesi nedeniyle her iki halde de temerrüd tarihinin 01.07.2009 tarihi olacağı anlaşıldığından bu hususta yeniden araştırmaya gerek görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, hem davada istenilen hem de ıslahla artırılan tazminat için, temerrüd tarihi olan 01.07.2009 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedeni ise de; bu hatanın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hüküm fıkrasının 2. bendinin tamamen hükümden çıkarılmasına yerine “Davacı … için 13.325,61 TL ve davacı … için 11.649,33 TL’nin temerrüt tarihi olan 01.07.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacılara ödenmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.