YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3781
KARAR NO : 2011/10902
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olup davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, mahkeme aracılığı ile yapılan tespitte aracın pert total olduğunun anlaşıldığını, davalı sigortanın, müvekkiline poliçenin iptal edildiğini bildirerek hasar bedelini ödemediğini iddia ederek aracın rayiç değeri olan 19.500 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın kaza tarihinden önce poliçeye ilişkin prim ve taksitlerini ödemediği için müvekkil sigortanın sorumluluğunun başlamadığını, bu nedenle poliçenin müvekkili sigorta tarafından feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 15.500 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına TTK.nun 1294 ve 1295 .maddeleri uyarınca davacı tarafından sigorta primlerinin taksitler halinde ödenmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının tespiti ve hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Somut olayda trafik kazası sonrası araç pert olduğu tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinde tek taraflı olarak yapılan tesbit raporuna dayanılarak hüküm kurmuştur. Bu rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek hasar uzmanı bilirkişi veya bilirkişi kurulundan aracın, yaşı, cinsi, modeli gözönünde bulundurularak kaza tarihindeki ikinci el satış fiyatı ve sovtaj bedeli tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.