YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7318
KARAR NO : 2010/7051
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ : Kayseri Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … ve davalı … mirasçılarından …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … ve … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek borçluların dava konusu taşınmazların 3. kişi durumundaki … ve … Makine A.Ş’ye satıldığı bu davalının iki taşınmazı 4. kişi durumundaki … ve …’ye devretmesine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve davalı … Makine Montaj San. Tic. A.Ş vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tebligata rağmen duruşmalara gelmemiş ve savunma yapmamıştır.
Mahkemece, davalılar … ile … Makine Montaj San. Tic. A.Ş arasında yapılan satışlarda ve davalı borçlunun durumunun diğer davalı şirket tarafından bilinebilecek olduğu gerekçesiyle ve davalı … ile … arasında yapılan satışta da bedel farkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 4. kişiler … ile … hakkındaki davanın ise taşınmazları doğrudan borçludan satın almadıkları ve borçlunun alacaklısından mal kaçırma niyeti ile hareket ettiğini bilebilecek durumda bulunmadıkları gerekçesiyle reddine karar verilmiş bu kişilere geçer taşınmazlar açısından dava bedele dönüştürülerek bedelin … Makine Montaj San. Tic. A.Ş’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … ile davalı … mirasçılarından …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Somut olayda borçlu konumundaki …’ın dava sırasında vefatı üzerine mirasçılarının davaya dahil edilmiş ise de; dosyaya giren Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/02/2007 tarih, 2006/2240 Esas ve 2007/189 Karar sayılı ilamından, borçlu Sadettin Arkan’ın tüm mirasçılarının mirası reddettikleri anlaşılmaktadır. Mirası red eden mirasçılara husumet yöneltilemez. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, re’sen nazara alınması gerekir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur. H.G.K 3.7.2002 tarih 15/572-577 sayılı kararıyla sözü edildiği gibi taraf teşkilinin sağlanması amacıyla Türk Medeni Kanununun 612. maddesinde belirtildiği üzere en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğinin nazara alınması ve bu tasfiyeye ilişkin yasal prosedürün sonucunun beklenmesi, tasfiye sonuçlandırıldığında da mirası reddedilen davalı için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilcinin davaya katılımı suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve tüm delillerinin toplanıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … ile davalı … mirasçılarından …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan yönlerden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz edenler vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, …, …, …’e geri verilmesine 20/09/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.