Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/146 E. 2011/9443 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/146
KARAR NO : 2011/9443
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kayseri 4.İcra Müdürlüğü’nün 2009/7785 Takip sayılı dosyasından 29.7.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlunun kardeş olduğunu, takip konusu alacağa ilişkin kazadan sonra borçlunun işyerini davacıya devretmesine rağmen halen fiilen birlikte çalıştıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı ile borçlunun kardeş olduğu,borçlunun haciz yapılan işyerini borcun doğumundan ve aleyhine açılan tazminat davasının sonuçlanmasından kısa bir süre önce davacı kardeşine devretmesinin muvazaalı olduğu, devrin ticari işletme devri niteliğinde olması nedeniyle İİK 44 maddenin şartlarının yerine getirilmediği, BK 179. madde gereğince davacının sorumlu olduğu, devrin alacaklıların haklarını etkilemeyeceği, davacının sunduğu faturalarda malların cins nitelik marka gibi ayırd edici özelliği bulunmadığından mahcuzlara ait olduğunun ispatlanamadığı ve faturaların istenen kişi adına herzaman temini mümkün belgelerden olduğu, vergi levhasının soyut olarak işyerinin 3. kişiye ait olduğunu göstermeyeceği, davacı tarafından İİK 97/a maddesindeki yasal mülkiyet karinesinin de İİK 8/son uyarınca haciz tutanaklarının aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, 14.10.2009 ve 22.10.2009 tarihli tedbir kararlarının ayrı ayrı kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda 14.10.2009 tarihli tensip kararıyla mahcuzların değerinin %40’ı oranında teminat yatırıldığında takibin talikine karar verildiği ve anılan tedbir kararı gereğince davacı tarafından 20.10.2009 tarihinde nakdi teminatın yatırıldığı anlaşılmaktadır. O halde dava reddedilip, takibin talikine karar verildiğine göre İİK 97/13. madde gereğince bu dava nedeniyle davacı 3. kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı alacaklı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.