YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11658
KARAR NO : 2011/3969
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle davacı 3.kişinin dava konusu aracı dava dışı şahsa haricen sattığını beyan etmiş ise de trafik kayıtlarında anılan şahıs adına yapılmış bir tescil bulunmadığı, yapılan böyle bir satışla araç mülkiyetinin 2918 Sayılı KTK’nun 20/d maddesi gereğince alıcıya geçmediği, davacının aracın mülkiyetini devir ettiğinden sözedilemiyeceğinden aktif dava ehliyetinin devam ettiği, araç yargılama sırasında başka bir şahsa noterce düzenlenen sözleşme ile satılmış olsa dahi bu durumda HUMK’nun 186. maddesi gereğince devir alan şahıs açıklamalı davetiye ile çağrılmalı geldiği ve davayı takip ettiği takdirde yargılamaya bu şahıs huzuru ile devam edilmesi gerekirken davanın ehliyet yokluğundan reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre, 2918 Sayılı KTK’nun 20. maddesi gereğince davacı 3. kişinin dava konusu aracı hacizden önce satın aldığı, kötüniyetli olduğu da iddia edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, haczin fekkine karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
İİK 97/9 maddesi hükmüne göre; kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş olan 3.kişi, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında,hacze ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. İstihkak iddiasında bulunmamış 3.kişi, haczi öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmak zorundadır. Aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. 7 günlük süre hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan mahkemece resen bakılması gereklidir.
Somut olayda davacı 3.kişinin davalı borçludan 16.12.2005 tarihinde satın aldığı ve maliki olduğu 41 KC 013 aracın trafik kaydına 19.10.2007 tarihinde haciz konmuş, 16.10.2008 tarihinde de araç Beykoz Trafik ekiplerince yakalanarak otoparka çekilmiştir. Davacı 3.kişi gerek 20.04.2009 tarihli dava dilekçesinde gerekse 25.06.2009 tarihli temyiz dilekçesinde haczi, aracın 16.10.2008 tarihinde trafik tarafından bağlanması ile öğrendiğini beyan ettiğinden haczi öğrendiği tarihten itibaren altı ay sonra açtığı davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 26.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.