YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8492
KARAR NO : 2010/2583
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat-rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleştirilen davalarda davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti olarak toplam 8.659.00 TL’nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, birleştirilen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen, Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/144-180 Esas ve Karar sayılı dosyasında davacı … vekili, aynı kaza nedeniyle, müvekkiline ait araçta meydana gelen kazanç kaybı, hasarsızlık indiriminin kalkmasından dolayı fazla ödenen sigorta primi ve değer kaybı olarak toplam 23.800.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen, Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/219-245 Esas ve Karar sayılı dosyasında davacı … Sigorta A.Ş. vekili, aynı kaza nedeniyle, …’a ait, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçtaki hasar için sigorta-
lısına ödediği 23.469.67 TL tazminattan, davalı sürücüsünün %80 kusur oranına isabet eden 18.775.73 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, asıl davanın kısmen kabulü ile, 1.475.40 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine; birleştirilen 2006/144 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile, 7.687.50 TL’nın, 10.04.2005 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine; birleştirilen 2006/219 Esas sayılı davanın kimsen kabulü ile, 11.410.00 TL’nın, 30.05.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-birleştirilen davalarda davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleştirilen davalarda davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK.’nun 381.-389. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Aynı Yasa’nın 388. maddesinde; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanının hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Somut olayda, birleştirilen 2006/219 Esas sayılı davada, bilirkişi raporunda belirlenen 16.410.00 TL tazminattan, davalının trafik sigortacısı … Sigorta A.Ş.’nden tahsil edilen 5.000.00 TL’nın mahsubu ile bakiye 11.410.00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verildiği halde, ayrıca, … Sigorta A.Ş. tarafından dava açıldıktan sonra ödenen 5.000.00 TL’nın, 16.410.00 TL’ndan tahsil aşamasında mahsup edilmesine şeklinde kurulan hüküm, infazda tereddüt yaratacak niteliktedir.
O halde mahkemece, alacak miktarı yönünden infazda tereddüde yer verilmemek üzere hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3- B.K.’nun 105.maddesine göre, bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılmamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Birleştirilen 2006/144 Esas sayılı davada, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasara uğrayan davacı aracı için günlük net 175.00 TL üzerinden kazanç kaybı hesaplanmış, denetime açık olmamasına ve itiraza rağmen bu rapora göre hüküm kurulmuştur.
M.K.’nun 6.maddesine göre, herkes iddiasını ispat etmek zorundadır. Davacının kazanç kaybına ilişkin delilleri sorularak, tamir süresi için günlük net kazancı vergi dairesi, taşıyıcılar kooperatifi gibi yerlerden araştırılmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde B.K.’nun 42.maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-birleştirilen davalarda davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-birleştirilen davalarda davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … geri verilmesine 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.