Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1043 E. 2012/7745 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1043
KARAR NO : 2012/7745
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğünün 2010/4760 Esas sayılı dosyasından, davacının 12.04.2010 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı … plakalı aracın trafik kaydı üzerine haciz konulduğunu belirterek İİK’nun 96. ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili,noter satış sözleşmesinin danışıklı olarak düzenlendiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aracı satın aldığı tarihte trafik kaydında haciz şerhi bulunmadığından 2918 sayılı yasaya uygun olarak yapılan noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile davacının aracın mülkiyetini kazandığından bahisle istihkak davasının kabulüne ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve yargılama gideri yönünden davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.Dava konusu … plaka sayılı araç, borçlu adına “Ticari araç” olarak kaydedilmiştir. Nitekim araçla ilgili ruhsat bilgilerinde yolcu naklinde kullanıldığı belirtilmektedir. Dosya içerisinde mevcut belgelerden borçlunun nakliye ve oto komisyonculuğu işi ile uğraştığı
anlaşılmaktadır. Hernekadar dava konusu aracın haciz yazısı noter satışından sonra ise de, satış 02.04.2010 tarihli borcun doğumundan sonra gerçekleşmiştir.
İİK’nun 280. maddesine göre “ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir ve satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu ızrar kastı ile hareket ettiği kabul edilir.” Takip dayanağı bono 22.04.2008 tarihinde düzenlenmiş, dava konusu araç ise bu tarihten sonra 27.04.2009 tarihinde satıldığından iptal konusu tasarruf borcun doğumundan sonra yapılmıştır. Ticari araç niteliğindeki … plakalı aracın satışı ticari emtianın önemli bir kısmının devri niteliğinde olduğundan alıcının iyiniyetinden söz edilemez.
Öte yandan, işyeri devrinin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK’nun 179.madde gereğincede işyerini devir alan davacı devir aldığı işletmenin borçlarından da sorumludur.
Bu nedenlerle, davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise davanın kabulüne karar verildiğine ve HUMK’nun 94/2 (HMK’nun 312/2) koşulları somut olayda gerçekleşmemiş bulunmasına rağmen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasıda isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 12.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.