YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1324
KARAR NO : 2010/6023
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalının malik ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalısına ödediği 27.873.00 TL’ndan, trafik sigortasından tahsil edilen 5.750.00 TL’nın mahsubu ile davalının kusuruna isabet eden 15.000.00 TL’nın, ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talebin, KTK.’nun 109. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, kazanın meydana geldiği 11.06.2006 tarihi ve ödemenin yapıldığı 26.07.2006 tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, zamanaşımı def’i on günlük yasal cevap süresi içinde yapılmamış ise de, davacı vekilinin süresinde karşı koymamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay`ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.
Somut olayda, sigorta ettiren ile zarar sorumlusu davalı arasındaki ilişki trafik kazasına dayandığından, 2918 Sayılı KTK.’nun 109/1. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi iki yıl olup, eylem cezayı gerektirmekte ise, aynı Yasa’nın 109/2. maddesi uyarınca ceza zamanaşımı uygulanmalıdır.
Bu durumda mahkemece, kaza tespit tutanağında kazanın yaralamalı ve maddi hasarlı olduğu belirtilmekle, olaya ilişkin C.Savcılığı soruşturma dosyası, dava açılmışsa ceza davası dosyası getirtilerek, ceza zamanaşımının uygulanıp uygulanmayacağı üzerinde durulup değerlendirilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.