Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2369 E. 2010/11428 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2369
KARAR NO : 2010/11428
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait aracın müvekkilinin sürücüsü olduğu araca çarparak hasarlandığını aracın taşıma hatlı minibüs olduğunu ve tamir nedeniyle 15 gün çalışmadığını, tahminen 1.500 TL tutarında kazanç kaybı oluştuğunu, ayrıca araçta kaza nedeniyle değer kaybınında meydana geldiğini olayda davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik kazanç ve değer kaybı toplamı 11.000 TL’nın olay tarihinden işleecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın aracın trafik sigortası şirketine ihbarını ve reddini savunmuştur.
Dava ihbar olunan … Sigorta A.Ş. vekili, aracın malikinin davacı olmayıp …’e 17.03.2008 tarihinde 1.875 TL tazminatın müvekkilince ödendiğini müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını davacının dava açmakta sıfatının olmadığını belirterek davanın reddini, ihbar olunan konumunda olduklarından müvekkili aleyhine hüküm kurulmamasını talep etmiştir.
2010/2369
2010/11428
Mahkemece, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına kazanç kaybı talebinin ancak aracın işleteni tarafından istenmesinin mümkün olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, zarar gören aracın dava dışı kişi adına (davacının annesi … adına) kayıtlı olması nedeniyle dava açma hakkının o kişiye ait olduğu davacının dava ehliyetinin bulunmadığı belirtilerek davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davaya konu olayda, zarar gören araç trafikte davacı adına kayıtlı olmasa bile, trafik kazası sırasında aracın davacının yönetiminde olduğu, davacının aracın sürücüsü olduğu anlaşılmaktadır. Davacı aracının maliki olmasa dahi malikine aracı teslim aldığı gibi hasarsız durumu ile teslim etmek yükümlülüğü olduğundan araçta meydana gelen değer kaybı yönünden dava açmakta hukuki yararı ve dolayısıyla dava açma sıfatının var olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek tarafların olaydaki kusur oranları ve araçta meydana gelen değer kaybı yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.