Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5805 E. 2010/2852 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5805
KARAR NO : 2010/2852
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın kırmızı ışıkta geçerek müvekkiline ait araca çarptığını araçta meydana gelen hasar bedeli, araç mahrumiyeti, değer kaybı olan 16.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının kırmızı ışıkta geçerek kazaya neden olduğunu, tazminatın yüksek belirlendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş., kaza tarihini kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bulunmadığını belirtmiştir.
Diğer davalı duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; 11.250 YTL tazminatın sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı … Köksal vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğini iddia etmesi nedeniyle kusur oranlarının belirlenemediği belirtilmiş, sürücülerin hazırlık soruşturması sırasında alınan ilk ifadelerinde ise davacı … trafik ışıklarına geldiğinde kendisine sarı ışığın yandığını, kavşakta durmadan devam ettiğini, diğer aracın kendi aracına çarptığını belirtmiştir. İkinci ifadesinde yanıp sönen yeşil ışıkta geçtiğini beyan etmiş, davalı ise kavşağa geldiğinde kırmızı ışığın yandığını, bu nedenle beklediğini yeşil ışığın yanması ile geçtiğini belirtmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonunda trafik polisi bilirkişiden alınan raporda davalının kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle 5/8 oranında kusurlu olduğu, davacının ise aracında meydana gelen hasara göre hızının yüksek olduğu,kavşağa girerken hızını azaltmadığı gerekçesi ile 3/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan 19.6.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının kendi beyanına göre yanıp sönen yeşil ışıkta, yeşilden sonra kırmızı yanacağını bildiği halde hızını kesmeden ve tanık beyanına göre 60-70 km hızla kavşağa girdiği yeşil ışık ile hareket eden davalı aracına çarptığı belirtilerek %75 oranında, davalı …’ın ise yeşil ışıkta hareket etmiş ise de trafik işaretleri izin verse dahi kendini kavşakta durmaya zorlayacak ve diğer doğrultudan seyreden aracın geçişine engel olacak ise kavşağa girmemesi gerektiği halde kavşağa girdiğinden %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, 26.1.2009 tarihli Adli tıp kurumundan alınan raporda ise davalının kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle asli kusurlu (%75 oranında), davacının ise hızını azaltmadan kavşağa girdiği ışık dönüşümünün olabileceğini dikkate almadığı gerekçesi ile tali kusurlu (%25 oranında) olduğu belirlenmiş, mahkemece davalının kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilerek tazminata hükmedilmiştir.
Ancak mahkemece alınan raporlar arasında çelişki meydana gelmiştir. Mahkemece yapılacak iş raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ, Karayolları kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden tarafların hazırlık soruşturması sırasında alınan ifadeleri, kavşağın durumu, araçların hızları, çarpışma noktaları ve araçların hasarlı
bölümleri de gözetilerek, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden, kabul şekline göre davacı vekili dava dilekçesi ile araç mahrumiyeti bedelini de talep etmiş ancak miktar belirtmemiştir. Mahkemece davacı vekiline dava dilekçesi ile talep edilen araç mahrumiyeti bedeli açıklattırılmalı ve 28.4.2006 tarihli bilirkişi raporu ile aracın onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğinden aynı model ve özelliklerde bir aracın yerine yenisinin alınabilmesi için geçecek makul süre belirlenerek, bu süre için davacı yararına araç mahrumiyeti bedeline hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Kösal Aygün’e geri verilmesine 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.