YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7642
KARAR NO : 2010/2334
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi ve borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesi ile, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2007/7826 Esas sayılı dosyasından borçlu şirketin işyerinde yapılan 29.07.2005 tarihli haciz sırasında davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek, İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak istihkak iddiasının reddini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, işyerinin 3.kişiye ait olduğunu ileri sürmüştür..
Mahkemece, borçlu ve 3.kişi arasında danışıklı işyeri devri bulunduğundan bahisle, davanın kabulüne ve davacı alacaklı lehine tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1.Dava dayanağı takip konusu 9 adet çekten 6 tanesine ait borç alacaklıya yargılama sırasında ödenmiş, kalan 3 adet çekle ilgili olarak borçlu tarafından imzaya itiraz davası açılmıştır. Anılan dava sonucunda davanın kabulüne ve takibin durmasına karar verilmiş ve bu karar 17.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı alacaklı bu kez İİK’nun 33 a.maddesinin 2.fıkrası gereğince Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009-14 Esas sayılı dosyasından borçlu aleyhine alacak davası açtığı anlaşılmıştır. Bu davanın sonucunun, görülmekte olan istihkak davasının sonucunu etkileyeceği açıktır.
Bu nedenlerle, Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009-14 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak kesinleşen sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Kabule göre ise, İcra Mahkemesince takibin talikine veya ihtiyati tedbir yolu ile icranın durdurulmasına karar verilmediğine göre İ.İ.K’nun 97/13. maddesinde açıklandığı şekilde, bu dava nedeniyle 3. kişinin tutumu sonucu, alacağın tahsili geciktiğinden söz edilemeyeceğinden alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi ve borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenler davalı 3.kişi ve borçluya geri verilmesine 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.