YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1950
KARAR NO : 2010/7475
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik ve kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın, dava dışı 3.kişiye ait araçla kazaya karıştığını, 3.kişi aracında meydana gelen hasar bedelinin davalı şirketten tahsil edilememesi nedeniyle müvekkilinin Adana 11.İcra Müdürlüğünün 2007/4826 sayılı dosyasına ferileriyle birlikte 9.652,04 TL olarak ödendiğini davalıya bu durumun ihbarına rağmen poliçenin iptal edildiğinden bahisle ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3537 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, poliçenin iptal edildiğini, olay tarihi itibari ile 5.750 TL ZMMS limiti olup üzerinde kalan kısımdan İMMS limiti dahilinde sorumlu olduklarını, alacak likit olmadığından inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2008/3537 sayılı dosyasında davalının 9.652,04 TL asıl alacak ve 183,26 TL faize yönelik itirazının iptali ile, asıl alacağa yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin
devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava ZMMS poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı şirket, davalı … şirketine trafik ve kasko sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu hasarlanan 3.kişi aracında meydana gelen zararı ödedikten sonra ödediği meblağı kendi sigortacısından talep etmektedir.
Sigortacının tazminat ödeme sorumluluğu limit ile sınırlı olmakla birlikte, sigortacı her olayda limit miktarının tamamını ödemek zorunda değildir. Sigortacı limiti değil, gerçek zararı ödemekle sorumludur. Fakat gerçek zarar limitten fazla ise en çok limit miktarını ödeyecektir. HUMK’nun 275,maddesi gereğince “mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir”.
Davaya konu kazada hasarlanan dava dışı Axa Oyak Sigorta AŞ’ne kaskolu … ‘ya ait … plakalı araçta bu olay nedeniyle meydana gelen hasar miktarının tesbiti yönünden uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmamış, rapor alınması cihetine gidilmemiştir. Dava dışı Axa Oyak Sigorta AŞ kazaya ilişkin ayrıntılı bilgi verilmesi halinde gerekli belgelerin gönderilebileceğini bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, zarar gören 3.kişiye ait aracın hasarı ile ilgili bilgi ve belgelerin temin edilmesi, kaza tesbit tutanağının, poliçe bilgilerinin eklenmek suretiyle dava dışı Axa Oyak Sigorta AŞ’nden hasar dosyasının getirilmesi daha sonra uzman makina mühendisi bilirkişi yada bilirkişi kurulundan 3.kişi aracında meydana gelen hasar miktarı yönünden gerekirse araç üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alınması, davacı tarafından Adana 11.İcra Müdürlüğünün 2007/4826 sayılı dosyasına ödenen faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti gibi masraflardan davalı sigortacının KTK’nun 99.maddesi uyarınca limiti oranında so-
rumlu olduğunun gözetilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hasar miktarı yönünden inceleme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de hükmolunacak tazminatın miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirmekte olup, alacak likit olmadığından davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.