Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/846 E. 2010/7469 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/846
KARAR NO : 2010/7469
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek 13.904,83 TL’nin ihbar tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili aracın özel oto olarak poliçesinin düzenlendiğini ancak kaza yapan sürücünün beyanına göre kiralık olarak kullanıldığını bu halin poliçede açıkça teminat haricinde kaldığının belirtildiğini hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1282 maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın Sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde sigortacının
iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin kasko sigortası Genel şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili şirkete ait davalı … şirketine kasko sigortalı araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedelini talep etmiş, davalı vekili aracın özel oto olarak poliçesinin düzenlendiğini, ancak araç sürücüsünün araştırma şirketi görevlisine verdiği ifadesinde aracı kiraladığını, kiralık olarak kullandığı sırada tek taraflı kaza yaptığını beyan ederek kira sözleşmesini sunduğunu, poliçede açıkça aracın kiralık olarak kullanılması halinde meydana gelen hasarın teminat harici olduğunun belirtildiğini ifade etmiştir. Davalı sigortacının dayandığı kira sözleşmesi, davacı şirket dışında dava dışı Marka Otomotiv İnşaat San. Tic. Ltd.Şti ile sigortalı aracın sürücüsü … Bilgi arasında düzenlenmiş adi nitelikte temini her zaman mümkün bir sözleşme olup davacının taraf olmadığı imzasının bulunmadığı kira sözleşmesine dayanılarak aracın kiralandığı kabul edilemez. Davacı şirketin kasko sigortalı aracı 3.kişiye kiraladığına dair yeterli belge ve resmi şekilde düzenlenmiş sözleşme bulunmamaktadır. Sürücünün araştırma görevlisine verdiği aracı kiraladığına ilişkin beyanına resmi nitelikte belgelerle desteklenmediği sürece itibar edilemez.
Dosya kapsamına göre davacı sigortalının aracı kiralık olarak kullandırdığı sabit olmamıştır. Sigortacı aracın davacı şirket tarafından kiralık araç olarak kullandırıldığını, hasarın bu nedenle teminat kapsamında olmadığını, soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanmalıdır.
Bu durumda mahkemece, davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak kasko sigortalı aracın kiralık olarak kullanılıp kullanılmadığının tesbiti ile kiralık olarak kullanıldığına dair kayıt belge olmaması halinde araçta meydana gelen hasar miktarının İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.