Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8355 E. 2010/2899 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8355
KARAR NO : 2010/2899
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Adalar İcra Müdürlüğünün 2006/87 Esas sayılı dosyasından, 11.07.2007 tarihinde davacıya ait gecekondu enkazının nın haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya dava değeri 32.000,00 TL üzerinden dava harcının tamamlanması için verilen kesin sürede, harcın tamamlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İster yasa, isterse hakim tarafından belirlenmiş olsun kesin önel içinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu önel geçtikten sonra yerine getirilmesi mümkün değildir. (H.U.M.K.md.163) Bu nedenle davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek için getirtilen kesin önel kuralı, yasanın amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öyleyse kesin önelin hukuki sonuç doğurması için ara kararın usulüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kesin önele ilişkin ara karar yanlış anlamayı önleyecek şekilde açık ve eksiksiz yazılmalı, verilecek süre yeterli olmalı, önele uymamanın hukuksal sonuçları hatırlatılmalıdır.
Somut olayda, 26.03.2008 tarihli oturumdaki ara kararla, 32.000,00 TL üzerinden dava harcının tamamlanması için gelecek oturuma kadar kesin önel verildiği, verilen önelin sonuçlarının hatırlatılmadığı ve davacı vekilinin verilen önel içinde harcı yatırmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, önele uymamanın hukuksal sonuçları hatırlatılmadığı için verilen ara karar usulüne uygun değildir.
Öte yandan, takip hukukuna dayalı istihkak davalarında dava değeri takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değer oluşturduğundan ,dava değeri 16.275,00 TL olan takip konusu alacak üzerinden harcın tamamlanması istenmesi gerekirken, fazla olan hacizli mal değeri üzerinden harcın tamamlanmasının istenmesi de hatalıdır.
Kabule görede; eksik harcın yatırılmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, reddi de isabetsizdir.
Bu durumda, yukarda açıklanan ilkelere uymayan ve hatalı miktar üzerinden yatırılması istenilen , geçersiz önele dayanılarak davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.