Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/4082 E. 2011/11152 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4082
KARAR NO : 2011/11152
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın 3.kişiye ait araca çarparak hasarladığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 2.000 TL’nın ihbar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza ile hasarın uyumlu olmadığını, araçlar arasında yükselti ve alçaltı farkının bulunduğunu, sigortalı araçtaki hasarların bu kazada meydana gelmeyeceğini, iyiniyetli ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.000 TL hasar bedelinin 17.5.2010 ihbar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigorta sözleşmesinden doğan alacağın muaccel olduğu tarih Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.1.maddesine göre, hasar miktarına ilişkin belgelerin sigortacıya verilmesinden itibaren hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorunda olduğu 1günün son günüdür. Dosya kapsamına göre somut olayda, davacı tarafından davalı … şirketine 17.5.2010 tarihinde ihbarda bulunulmasına göre bu süreye 15 gün ilave edilmesi sonucu bulunan 1.6.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde 17.5.2010 ihbar tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “davanın kabulü ile 2.000 TL alacağın” tümcesinden sonra gelen “17.5.2010 tarihinden” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.6.2010 tarihinden” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.11.10211 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.