Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6271 E. 2011/9672 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6271
KARAR NO : 2011/9672
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine Adana 12.İcra Müdürlüğünün 2010/2727 sayılı dosyasından yürütülen takipte, 25.3.2010 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; daha önce borçluya tebligat yapılan adreste haciz işlemi yapıldığı, borçlu ile 3.kişi yetkililerinin kardeş oldukları, aynı iş kolunda faaliyet gösterildiği, takip dayanağı olan dava tarihinden (borcun doğumundan) sonra devir yapıldığı ve borçlu ile 3.kişinin alacaklıdan mal kaçırma kastı ile hareket ettikleri gerekçesiyle, davanın reddine ve % 40 oranında inkar tazminatının davacı 3.kişiden alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davacı 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, davalı (alacaklı) yararına tazminat koşulları oluşmuş ise de mahkemece, hükmedilen tazminat yönünden, takip konusu toplam alacak tutarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin tazminat matrahı olarak esas alınması gerekirken, infazda tereddüte yol açacak şekilde matrahın belirlenmemesi hatalı olmuştur.

Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK’nun 438/7.maddesi hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bette açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının davacı 3.kişinin % 40 oranında tazminata mahkumiyetine ilişkin olan (3) nolu bendinin tümüyle hükümden çıkarılarak yerine “Takip konusu toplam alacak tutarı 14.061,00 TL.üzerinden % 40 oranında 5.624,00 TL.tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya ödenmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.