Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9345 E. 2011/4650 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9345
KARAR NO : 2011/4650
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sırasında 1250 parsel sayılı 11000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı murisi … ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilmiş, irsen intikal ve satış sonucu davalı … adına tapu kaydı oluşmuştur. Davacılar murisi …ve arkdaşlarının Asliye Hukuk Mahkemesine tapu kaydına da dayanarak açtığı dava sonucunda 1250 sayılı parselin 6900 metrekaresinin davacılara ait 1251 sayılı parsele eklenmesine karar verilmiştir. Daha sonra davacılar … ve arkadaşları yasal süresi geçtikten sonra bu sefer 1250 sayılı parselin tamamının adlarına tescili için tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1986/64 Esas, 1986/245 Karar sayılı dava dosyası ile davacılar tarafından davalı taraf aleyhine aynı nedenle tapu iptali ve tescil davası açıldığı, davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği belirtilmek suretiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davaya konu 1250 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı 20.12.1979 tarihinde oluşmuştur. Bu parsel hakkındaki davanın ise 22.04.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmakla 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesi uyarınca tespite ait tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağından 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değişik gerekçelerle red kararı verilmiş olması isabetsiz ise de, gerekçesi bu şekilde düzeltilerek sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.