YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/458
KARAR NO : 2011/11344
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ : Küçükçekmece Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Grup Uluslararası İnş. Enerji Madencilik Gıda Tur. Teks. Oto. Taşımacılık San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını ortaklarından birinin oğlu olan Köksal’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu Şirket, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, takip borçlularından birinin haciz konulan taşınmazının satılmadığı, bundan dolayı davacı alacağının karşılanıp karşılanamayacağının belli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacı tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava dosyasında yapılan incelemede, borçlulardan birine ait taşınmazın satışa çıkarılmış olduğu ve alıcı çıkmadığından satışın düştüğü Gaziosmanpaşa 4.İcra Müdürlüğünün yazısından anlaşılmaktadır. Ne var ki bu taşınmaz üzerindeki takyidatların son durumu ile ödenip ödenmedikleri ve davacıya, taşınmazın satışı sonrasında bir pay düşüp düşmeyeceği nihayet davacı alacağının karşılanıp karşılanmayacağı hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Hal böyle olunca bu taşınmazın son kıymet takdir raporu getirtilerek üzerindeki takyidatların belirlenmesi ve miktarlarına göre davacının alacağını karşılayıp karşılamayacağının tespit edilmesi, davalı borçlunun aciz halinde olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle ve eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.