YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5247
KARAR NO : 2010/11499
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Antalya 14.İcra Müdürlüğünün 2009/708 esas sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını ve tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili dava konusu hacze ilişkin olarak davacı tarafından açılan şikayet davasında istihkak davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından haciz şekli ile ilgili açılan şikayet davasında, İİK.nun 99. maddesi uyarınca dava açması için alacaklıya 7 günlük süre verildiği, davacı 3.kişinin bu davayı açmakta hukuki menfaatini bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi tarafından açılan bu dava ile aynı tarihte, dava konusu haczin İİK.nun 99. maddesine göre yapılması gerektiği belirtilerek açılan şikayet davasında
2010/5247
2010/11499
Antalya 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/10-11 sayılı kararıyla haczin 3.kişinin işyerinde yapıldığı, mülkiyet karinesinin aksinin 3.kişi yararına olduğu bu nedenle icra memurunca İİK.nun 99. maddesine göre işlem yapılması gerektiği belirtilerek şikayet kabul edilmek suretiyle alacaklıya 7 gün içinde istihkak davası açması için önel verildiği, kararın alacaklıya 29.1.2010 tarihinde tebliğ edilmesine karşın alacaklının 7 gün içinde dava açmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK.nun 99/son maddesi gereğince alacaklı, 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş ve haciz kalkmış sayılır. Öyleyse 3.kişinin açtığı dava konusuz kalmıştır. Yargıtay HGK.nun 1.11.2010 gün ve 2000/21-1623-1612 sayılı kararı da bu yöndedir. Hal böyle olunca “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması ve davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yargılama giderlerinin, bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak yükletilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeden davanın esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıkklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.