YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18840
KARAR NO : 2014/17480
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyımlığın kaldırılması ve tespit kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Kayyımlık kararının kaldırılmasına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA
2-Tespit talebine yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun görevin belirlenmesi ve niteliği başlıklı 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği; asliye hukuk mahkemelerinin görevini belirleyen 2. maddesinde ise, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu hükme bağlanmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme ise … aittir. Dava, tapu kaydındaki …ile nüfus kaydındaki …’ın aynı kişiler olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, şahıs varlığından kaynaklanmaktadır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde, şahıs varlığına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı dikkate alındığında; bu talep konusunda davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılması için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken sulh hukuk mahkemesince davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.