YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10223
KARAR NO : 2011/10069
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu… aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafın alacağının muvazaalı olduğuna yönelik davalı tarafça sunulan delillerin davacı ve davalı borçlu arasındaki alacağın muvazaalı olduğunu ispata yeterli bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Mahkemece bedel farkından dolayı iptale karar verilmiş ise de taşınmazın satış tarihi olan 14/07/1998 tarihi ile haciz tarihi olan 24/10/2001 tarihi arasında İİK’nın 278/II fıkrasında belirlenen süre aşılmış olup bu hususun nazara alınmaması doğru değildir. Bununla birlikte borçlunun, aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi
tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlendiği ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış olmadığı, Kanun’un, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bıraktığı (İİK.md.281 ) bu nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebileceği ( Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ) nazara alınarak davalı borçlunun satış tarihinden sonra 3 yılı aşkın bir süre dava konusu taşınmazda oturmasının ve davalı 3. kişi tarafından borçlu aleyhine ecrimisil davasının satıştan 2 yıl sonra açılmasının nedenleri üzerinde durulması ayrıca davalı … ile davalı borçlu arasında düzenlenmiş ve dosya içinde mevcut 20/06/1997 tanzim tarihli bonodan dolayı birbirlerini tasarruftan önce de tanıdıkları gözden uzak tutulmadan delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.