YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3768
KARAR NO : 2011/11361
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın tek taraflı kaza yaparak hasarlandığını, aracı kasko poliçesi ile sigortalayan davalı tarafından hasar dosyası açılarak ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz raporuna göre araca pert total işlemi uygulandığını, aracın rayiç değerinden hurda değeri mahsup edilerek müvekkilin hesabına 8.200 TL yatırıldığını, oysa müvekkilinin aracın kendisinde kalması iradesinde olmadığını, böyle bir talimat vermediğini, aracın rayiç değerinin 28.500 TL olduğunu, davalı tarafça ödenen 8.200 TL’nin mahsup edilmesi ile müvekkilinin bakiye 20.300 TL alacağı olduğunu, ayrıca otopark için ödenen 600 TL ve araç mahrumiyeti 3.750 TL müvekkilinin zararı olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 20.300 TL’ye çıkartarak 20.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın pert total olması nedeniyle yaptıkları piyasa araştırması sonucu aracın piyasa rayiç değerinin 25.000 TL olduğunu tespit ettiklerini, bu bedelden sovtaj değeri olan 16.800 TL’nin mahsup edilmesi ile 8.200 TL’nin davacıya ödendiğini, aracın davacıya bırakıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, aracın rayiç değerinin 28.500 TL olduğu ve sovtaj değerinin 16.800TL olduğu kabul edilerek, rayiç değerden sovtaj değerinin mahsup edilmesi ile davalının davacıya11.700 TL ödemesi gerektiği gerekçesiyle, bu bedelden davacıya ödenen 8.200 TL tenzil edilerek 3.500 TL tazminatın 08/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, sigortalı aracın tamamen hasarlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Kasko Sigortası Poliçesi Genel Şartları’nın 3.3.1.2 nci maddesinde onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıtın tam hasara uğramış sayılacağı, değeri tamamen ödenen araç ve aksamının, talep ettiği takdirde sigortacının malı olacağı düzenlenmiştir. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlüğü altındadır. Sigorta ettiren, araç hurdasının kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı, araç hurdasını sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelinin tazminattan düşülmesini isteme hakkına sahip değildir. Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin araç hurdasının kendisine verilmesi yönünde bir iradesinin olmadığını 25.05.2010 tarihli cevaba cevap dilekçesinde bildirmiştir. O halde, mahkemece sigortalı aracın kabul edilen piyasa rayiç değerinden davacı tarafa ödenen tutarın mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.