YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3637
KARAR NO : 2011/11370
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasar için müvekkilinin sigortalısına 7.650 TL ödediğini, olayda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu iddia ederek 7.650 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 6.235,52 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz dilekçesi ekinde vekaletnamesini sunan davalı … vekili, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasında bulunmuştur.Dosyanın incelenmesinde, davalı …’ın dava dilekçesinde bildirilen adresine çıkarılan tebligatın adresten ayrılmış olduğu şerhi ile iade edilmesi üzerine davalının nüfus kayıt sisteminde kayıtlı adresine dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmış, çıkarılan davetiye üzerine tebligat yapılamaması halinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılması hususunda şerh düşülmüş, posta görevlisi de Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır” hükmüne göre, davalının nüfus kayıt sisteminde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın bila ikmal iadesi halinde aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılması mümkün değildir. Davalıya daha önce usulüne uygun yapılmış bir tebliğ söz konusu değildir. Buna göre, dava dilekçesi yöntemince davalı …’a tebliğ edilmemiş ve savunma hakkı kısıtlanmış olduğundan, temyiz aşamasında vekaletnamesini sunan davalı vekiline dava dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle yeniden çağrı yapılarak savunması ve delilleri çerçevesinde değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı …’ın yokluğunda yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 28/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.