YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6064
KARAR NO : 2010/7440
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2008/5612 Esas sayılı dosyasından, 3.kişinin oğlunun nafaka borcundan dolayı davacı 3.kişiye ait ev eşyalarının 27.07.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde hazır olduğunu, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu ve davacı tarafından hacizli mallara ilişkin fatura sunulmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ödeme emrinin vekile tebliğ edildiği, borçlunun yurt dışında ikamet ettiğinin sabit olduğu ve davacının haciz adresinin kendisine ait olduğunu ispatladığından mülkiyet karinesinin davacı lehine olduğu ve bu karine aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar 27.07.2009 tarihinde borçlu ve davacı 3.kişi huzurunda haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinin 1. fıkrası 2. Cümlesi gereğince borçlu ve
3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delilerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosya içerisinde mevcut belgelerden ve ortak tanık anlatımlarından, davacı 3.kişi ve borçlunun baba-oğul oldukları, her ikisininde yurt dışında çalıştıkları ancak Türkiye’de ki ikametgahlarının haciz adresi olduğu, alacaklının borçlu ile evliliği süresince de bu adresde oturdukları, dolayısı ile bu adresi ortak kullandıkları sabit olmuştur.
Davacı 3.kişi, yasal karinenin aksinin ispatı yönünde herhangi bir mülkiyet belgesi ibraz etmemiştir. Dinlenen tanık anlatımları ise karine aksini ispatlar nitelikte değildir.Bir kısım tanıkların, alacaklının evliliği sırasında alınan beyaz eşyalarının markasının hacizdekilerden farklı olduğu şeklindeki açıklamaları, münhasıran bu eşyaların 3.kişi tarafından alındığının kesin göstergesi olarak kabul edilemez.
Bu nedenlerle, mahkemece, mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamayan davacı 3.kişinin davasının reddi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.