Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6333 E. 2010/10847 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6333
KARAR NO : 2010/10847
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya kasko sigortalı aracın hasarlandığını, onarım bedeli olarak 4.473,20 TL nin 23.1.2009 da ödendiğini açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 2.206,60 TL tazminatın 23.1.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizin 5 puan fazlası ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı … hakkındaki dava atiye terk edilmiş olduğundan bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı … şirketi hakkındaki davanın kabulü ile 2.206,60 TL tazminatın temerrüt tarihi 8.4.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2010/6333
2010/10847
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zararı giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Davacı vekili tarafından ödeme tarihi olan 23.1.2009 tarihinden itibaren faiz talep edilmiş, mahkemece davacının müracaatı üzerine davalı … şirketinin eksik evrakların tamamlanmasına yönelik cevabi yazı tarihi olan 8.4.2009 tarihinden itibaren faizi hükmedilmiştir.Davacının 27.02.2009 tarihli müracaat evrakının davalı … şirketine tebliğ tarihi araştırılıp tespit edildikten sonra temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı ve davalı … şirketlerinin de imzalarının bulunduğu ve 01.04.2005 tarihinde yürürlüğe giren “Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol” un 2/A maddesi uyarınca davalının temerrüt tarihinin belirlenmesi ve 5.maddesi gereğince de olayda ek puan ilave edilerek ticari faize karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.12. 2010 günü oybirliği ile karar verildi.