Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6210 E. 2011/4961 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6210
KARAR NO : 2011/4961
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 221 ada 7 parsel sayılı 134,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacının murisi … mirasçıları adına ve miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın, … ‘tan intikal ettiği kabul edilmek suretiyle … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve dört davalı tanığı, çekişmeli taşınmazın 20 yılı aşkın süredir davalının zilyetliğinde bulunduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece, taraflar arasında bir irs ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmamış, davacı ile davalılar arasında mirasçılık ilişkisinin bulunmaması halinde tapusuz olan çekişmeli taşınmazda davalının 20 yılı aşan zilyetliğine değer verilip verilemeyeceğinin tartışılması gerektiği düşünülmemiş, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmemiştir. Hal böyle olunca doğru sonuca varabilmek için öncelikle, davalının babası ve taşınmazın ilk zilyedi olduğundan sözedilen … ile davacıların murisi … arasında irs ilişkisi bulunup bulunmadığı, adı geçen kişilerin de murislerini gösterir nüfus aile kayıt tabloları getirtilmek suretiyle saptanmaya çalışılmalıdır. Ondan sonra, mahallinde yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan … ile … arasında akdi ya da irsi bir ilişki bulunup bulunmadığı sorulmalı, çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve ne şekilde intikal ettiği, kimler tarafından hangi sürelerle ve ne şekilde kullanıldığı konusunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılarak çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanağı belgelerle denetlenmelidir. Yapılan inceleme ve araştırma sonunda … ile … arasında irs ilişkisi bulunmadığının anlaşılması halinde davalı tarafın sürdürdüğü zilyetliğin malik sıfatıyla olmadığını kanıtlama yükünün davacı tarafa ait bulunduğu, aralarında miras ilişkisi bulunduğunun ve taşınmazın müşterek kök muristen intikal ettiğinin anlaşılması halinde, mirasın taksim edilip edilmediği üzerinde durulmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmedir. Eksik incelemeyle karar verilemez. Davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi