Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2761 E. 2011/9524 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2761
KARAR NO : 2011/9524
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kaskolu araçta meydana gelen 10.011 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, araçtaki imalat hatasının kazaya sebebiyet verdiğini belirterek 10.011 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın sağ arka teker aksında imalattan kaynaklanan arıza bulunmadığını, sigortalının aracını kaydırarak dava dışı 3.kişi aracının sol arka kısmına çarpması sonucu sağ arka dingilinin kırıldığını, tazminat talep etme koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin hukuka aykırı bir eyleminin bir kusurunun bulunmadığını, imalat hatası ve illiyet bağının bulunmadığını, tesbit raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10.011 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı olarak açılan Rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nun 266 ve devamı (HUMK’nun 275 ve devamı) maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi-
nin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının tesbiti ve hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı 2007 model Opel Astra marka otomobilin 17.2.2008 tarihli trafik kazasında imalat hatasından kaynaklanan nedenle sağ arka teker (travesi) aksının kopması sebebiyle hakimiyetin kaybedilmesi sonucu park halindeki 3.kişiye ait bir başka araca çarparak hasarlandığını, Uşak 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/70 Değişik iş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda da kazanın imalat hatası nedeniyle meydana geldiğinin tesbit edildiğini belirterek 10.011 TL hasar bedelinin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmşitir.
Davalı vekili, aracın sağ arka teker aksında imalattan kaynaklanan herhangi bir arızanın bulunmadığını, araçta yetkili uzman tarafından yapılan incelemeye göre sigortalı aracın kayarak park halindeki 3.kişiye ait aracın sol arka kısmına çarptığını, bu çarpma sonucunda davacıya sigortalı aracın sağ arka dingilinin kırıldığını ileri sürmüştür.
Davacı şirkete kasko sigortalı aracın 7.3.2007 tarihinde trafiğe çıktığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tofaş özel servisinde görevli tesbit bilirkişisinden alınan 29.2.2008 tarihli rapor ile kaza tesbit tutanağında ve ekspertiz raporunda hasarın dingil kopması neticesi meydana geldiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin itirazlarına rağmen kazanın imalat hatası sonucu meydana gelip gelmediği hususunda uzman olduğu anlaşılamayan trafik polis memuru bilirkişiden alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu gibi hasar bedeli yönünden de hiç inceleme yapılmamıştır. Uyuşmazlık konusunda uzman olmayan ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna itibar edilemez.
Bu durumda mahkemece, İTÜ makine mühendisliği motor bölümünden seçilecek konusunda uzman 3.kişilik bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı, kaza tesbit tutanağı, tesbit bilirkişi raporu, ekspertiz raporu, kazanın oluş şekli, davacı tarafın iddiaları davalı tarafın savunması ve itirazları, aracın modeli, yaşı vs. hususlar birlikte değerlendirilerek kazanın araçtaki imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, olaydaki kusur durumu ve araçta

bu kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin tesbiti hususlarında gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Generali Motors Türkiye Limited Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.