YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1625
KARAR NO : 2011/9501
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazı davalılardan …’e onun da diğer davalı …’a sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … ve … davacı tarafından aciz vesikası ibraz edilmediğini, satışın gerçek bir satış olduğunu ve gerçek bedelin ödendiğini davanın reddini savunmuşlar, davalı … ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı …’un kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle hakkındaki davanın reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın ise ivazlar arasında fahiş fark bulunması ve davalı …’in borçlunun alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle hakkındaki davanın kabulü ile 112.700.00 TL.nin icra takibine konu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkeme kararı hükmü temyiz eden davacı vekiline 13.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise davacı vekili tarafından 6100 sayılı HMK’nun 366. maddesi yollaması ile aynı yasanın 345. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 01.11.2010 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gn ve 3/4 sayılı İçtihadı Bir-
leştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2)Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tüm dosya içeriğinden üçüncü kişi konumundaki davalı …’in borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …’in temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin (dilekçesinin) süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.092,00 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.