Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9475 E. 2010/2302 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9475
KARAR NO : 2010/2302
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle: “davalı … Turizm İşletmeleri Tic. AŞ’nin tasarrufun tarafı olmadığı, davalı …’nun kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından bu davalılar yönünden verilen red kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, davalı borçlu …’un …’a yaptığı tasarrufun bağışlama hükmünde olup iptale tabi olduğu, ancak davalı …’in dava konusu taşınmazı iyiniyetli …’na sattığından taşınmazı elden çıkardığı 30.3.1998 tarihindeki bilirkişi tarafından belirlenecek gerçek değeriyle sorumlu tutulması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın davalı … ve … Turizm İşletmeleri Tic. AŞ. (… Turizm AŞ.) yönünden reddine, davanın diğer davalılar yönünden kabulüne, 4.250,00 TL nakdi tazminatın takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde ve bedelle dönüşen davada tazminat mik-
tarına faiz uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davalı …’ın temyiz itirazları yönünden;
2-Davalı …’ın tebligat adresi “… , … Sitesi, B Blok, No:29/27 …/…” olduğu halde yargılama aşamasındaki tüm tebligatların borçluya ait adresde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davalı …’ın borçlularla menfaat çatışması olduğundan ve tebliğ edilen adresle bir ilgisi olmadığından yapılan tebligatlar usulsüzdür. Usulsüz tebligatlar nedeniyle taraf teşkili sağlanamamış ve adı geçen davalının savunma hakkı kasıtlanmıştır. O halde adı geçen davalıya dava dilekçesi yukarıda belirtilen adresinde tebliğ edilerek savunma hakkı verilmeli, bildireceği deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine şer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143/5.maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.