YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8248
KARAR NO : 2010/2343
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Bandırma 2. İcra Müdürlüğünün 2008/6532 Esas sayılı dosyasından, davacının 18.08.2008 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı 10 K 2598 plakalı aracın trafik kaydı üzerine satıştan sonra 18.11.2008 tarihinde haciz konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, noter satış sözleşmesinin ödeme emri tebliğinden sonra danışıklı olarak düzenlendiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Borçlu, duruşma sırasında dava konusu aracı davacı babasına sattığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının aracı satın aldığı tarihte tarik kaydında haciz şerhi bulunmadığından 2918 sayılı yasaya uygun olarak yapılan noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile davacının aracın mülkiyetini kazandığından bahisle istihkak davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Takip dayanağı borcun doğumu 20.09.2007 tarihi olup, dava konusu aracın trafik kaydı üzerine haciz şerhi 18.11.2008 tarihinde konulmuştur. Davacı aracı bu tarihten önce noter satış sözleşmesi ile 18.08.2008 tarihinde satın
almış ise de davacı 3.kişi ile borçlunun amca-yiğen oldukları ve aynı köyde oturdukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının borcun varlığından haberdar olduğu ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olaraK satışın gerçekleştiği ortadadır. Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki görünürdeki noter satış sözleşmesi alacaklının haklarını etkilemez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.