YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8531
KARAR NO : 2011/4574
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ.
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 180 ada 1 parsel sayılı 50385.46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim mera olduğu belirtilmek suretiyle mera niteliği Ile orta malı olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümü hakkında dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 180 ada 1 sayılı parselin teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 10638.70 metrekarelik bölümünün davacı … adına tesciline, geriye kalan bölümünün ise tespit gibi mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın krokisinde (A) harfi ile gösterilen temyize konu bölümü hakkında davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaza komşu parsellerin tutanaklarından, taşınmazın bulunduğu yerde Toprak Tevzi Komisyonunca çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, Toprak Tevzi Komisyonunca dava konusu taşınmaz hakkında ne gibi bir işlem yapıldığı araştırılmamış, ilgili tevzi parselinin belirtmelik tutanağı ve haritası getirtilmemiş, haritası uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyden dinlenmesi gerektiği halde yerel bilirkişilerin aynı köyden seçilmiş; aksi sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişileri dinlenmemiş, taşınmaza komşu parsellere uygulanan kayıtlar getirtilerek taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği denetlenmemiş olduğu gibi, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporu ile beyanlar çeliştiği halde, çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu parselle ilgili (Komşu parsel kayıtlarından da yararlanılarak) Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağı, 77 nolu toprak tevziye ait 3 nolu pafta ve haritası, varsa mera norm kararı ve haritası, ayrıca tüm komşu parsellere uygulanan kayıtlar tedavülleri ile birlikte getirtilerek, dosya ikmal edildikten sonra, taşınmaz başında komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan, taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle gösterilecek tanıklar, sağ olan belirtmelik bilirkişileri, tüm tespit bilirkişileri, üç
kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Varsa, taşınmaz ile ilgili mera tahsis haritası ve tutanağı yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi eli ile uygulanarak kapsamı belirlenmeli, taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak bırakılan taşınmaz kapsamında kalması halinde yerel bilirkişiler ve tanıklardan zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi, sürdürülüş şekli hususlarında bilgi alınmalı, tahsis kapsamında kalan yerde tahsis tarihinden sonra başlayan zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, zilyetliğin tahsis tarihinden önce başladığının anlaşılması halinde ise taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığı, taşınmazın mera olarak sınırlandırılan bölümünün devamı niteliğinde olup olmadığı, arada doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsurun bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, belirtmelikte imzası bulunan ve sağ olan kişiler de tanık sıfatıyla dinlenerek aynı hususlarda bilgileri alınmalı, alınan beyanların tespit tutanağının edinme sebebindeki bulgular ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan önceki ziraat bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilecek şekilde, taşınmazın niteliği, toprak yapısı, eğimi, mera vasfında olup olmadığı, taşınmazın temyize konu (A) bölümü ile bu bölümü dört taraftan çevreleyen ve mera olarak sınırlandırılan diğer bölüm ile arasında sabit ayırıcı sınır olup olmadığı, (A) bölümünün mera bütünlüğünü bozup bozmadığı, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, imar ve ihyanın ne zaman yapılıp tamamlandığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, komşu parsel dayanakları uygulanarak taşınmaz yönünü ne okuduğu incelenmeli, böylelikle yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri denetlenmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve toprak tevzi haritalarının ve varsa mera tahsis haritasının çakıştırılmak suretiyle zemine uygulanmasını gösterir şekilde ayrıntılı krokili rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.