Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5594 E. 2010/8524 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5594
KARAR NO : 2010/8524
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.10.2010 Salı günü davacı … vekili Avukat … … (Kavuşturan) geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen trafik kazası sonrasında hasar gördüğünü ileri sürerek, 21.300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın alkollü sürücü tarafından kullanıldığını, zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, araç sürücüsünün alkollü olduğu bu nedenle zararın teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir
TTK’nun 1282.maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Ola-
yın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleçmesi halinde, bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunun kanıtlanması gerekir. TTK’nun 1292/3 maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleştiğine dair sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut uyuşmazlıkta 12.01.2008 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında sigortalı araç hasar görmüş, dava dışı … … aracın sürücüsü olduğunu beyan etmiş, ancak tutanağı düzenleyen görevliler tarafından, … …’ın üzerinde herhangi bir iz, kan lekesi bulunmadığı, sürücünün başka bir kişi olabileceği de yazılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili, araç sürücüsünün kazada araçta bulunan ve alkollü olan …. olduğunu savunmuştur. Her ne kadar, ….’nun kafasından yaralandığı, sürücünün oturduğu kısımda, ön camda hasar olduğu anlaşılmakta ise de, tespit dosyasında belirlenen bulgulara göre, sürücü hava yastığında kan izi olmadığı ve yolcu hava yastığında kan izi olduğu ayrıca yargılama sırasında, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinden alınan raporda, yolcu hava yastığındaki kan lekesinin … profilinin ….’na ait olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, sürücünün …. olduğuna dair, başından yaralanması dışında her hangi bir kanıt bulunmamakta, aksine, yukarıda anılan rapor uyarınca, ….’nun yolcu koltuğunda olturduğu anlaşılmaktadır. O halde, bu deliller kapsamında, davacı sigortalının teminat dışında kalan bir hususu teminat içinde gibi ihbar ettiğinin davalı tarafından kanıtlandığının kabulü mümkün değildir. Mahkmece, davacı vekilinin tanık olarak dinlenmesini istediği Nuri Şahin de dinlenerek, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde zararın teminat kapsamında olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile araç sürücüsünün …. olduğunun kabulü ve devamında, bilirkişi tarafından kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği belirlenmediği halde, zararın teminat dışında kaldığına ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin yargılama giderine ilişkin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.