Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2764 E. 2011/9707 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2764
KARAR NO : 2011/9707
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olan müvekkiline ait aracın kaza yaparak hasarlandığını, davalı sigortanın, kazanın poliçe tanzimi ve peşinatın yatırılmasından önce gerçekleştiği iddiası ile hasar bedelini ödemediğini, hasar bedelinin tahsili için davalıya yönelik başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçe ilk taksitinin kazadan sonra ödendiğini, bu nedenle sorumlulukları başlamadan kazanın meydana geldiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, 6.500 TL asıl alacak ve 32,50 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki ilişkinin, TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu tür sözleşmeler TTK.’nın 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işlerden olduğuna göre, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faiz yürütülmesine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “yasal” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “reeskont” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.