Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5300 E. 2011/9743 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5300
KARAR NO : 2011/9743
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili,Ankara 11.İcra Müdürlüğü’nün 2009/3544 Takip sayılı dosyasından 5.4.2010 tarihinde trafik kaydına haciz konulan … plakalı aracı noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce 1.4.2010 tarihinde satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının borçlunun eşi olduğunu satışın mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı tarafından dava konusu aracın hacizden önce satın alındığı, mülkiyet hakkının noter satış sözleşmesiyle alıcıya geçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına, davalının; sicil kaydına güvenerek aracı satın almasına rağmen davanın reddini talep etmekle yanlışta ısrar edip tasarrufun iptali davası açmamakla davanın açılmasına neden olduğu gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK’nun 20/d maddesi uyarınca araçların satış ve devrinin geçerli olabilmesi için sözleşmenin noterde
düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Satışı resmi şekle bağlı sözleşmelerin danışıklı olduğu ileri sürülebilir.Davalı alacaklı ayrıca iptal davası açmadan satışa ilişkin noter senedi ve trafikteki kaydın danışığa dayalı olduğunu iddia ve ispat edebilir.
Somut olayda davacının eşi Mehmet Utanır aleyhine 9.5.2007 tarihli kredi sözleşmesinin borçlusu olarak 11.3.2009 tarihinde icra takibi yapılmış, adı geçen borçluya ödeme emri 27.3.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlunun trafikte adına kayıtlı dava konusu aracı borç ve ödeme emrinin tebliğinden sonra 1.4.2010 tarihinde eşi olan davacı …’a devrettiği dosyadaki belge ve bilgilerden anlaşılmaktadır.
Bu olgular davacıyla borçlu eşinin alacaklı bankadan mal kaçırmak için işbirliği halinde bulunduğunu açıkça ortaya koyduğundan ve danışıklı araç satış ve devir sözleşmesi iyi niyetli alacaklının haklarını etkilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.