YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4074
KARAR NO : 2011/11159
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.310 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, kazanın davalı Belediyenin sorumluluğunda bulunan yol üzerinde, yol çalışması nedeniyle açılan çukurun tamamen kapatılmaması sonucu meydana geldiğini belirterek 5.310 TL.nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili olay tarihinde müvekkili tarafından yol veya kazı çalışması yapılmadığını, sorumluluklarının ve kusurlarının bulunmadığını, davacının alt yapı hizmetlerini yürüten İSKİ vs gibi kurumların bilgisine başvurmadan müvekkili hakkında dava açtığını, kusuru, hasarı kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davalı … hakkında davacıya kasko sigortalı aracın, yol çalışmaları sebebiyle yolda açık unutulan çukura girmesi (düşmesi) sonucu hasarlandığından bahisle hizmet kusuruna dayanılarak dava açmıştır. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan Belediye, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davaların idari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında hüküm kesinleşinceye kadar re’sen (kendiliğinden) gözetilmesi zorunludur. Bu nedenle mahkemece tam yargı davası olarak açılması gereken dava hakkında yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.