YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8354
KARAR NO : 2010/2898
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Adana 4.İcra Müdürlüğünün 2005/6270 Esas sayılı dosyasından, 02.11.2005 tarihinde yapılan haciz sırasında, davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek İİK’nun 99. Maddesi gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi ve davalı borçlu vekilleri işyerinin borçlu ile ilgisi bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararı, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 08.07.2008 tarih, 2007/18113 Esas ve 2008/11039 karar sayılı ilamı ile, ispat külfetinin davacı alacaklıya ait olduğu ancak mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamadığından davanın reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı alacaklının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava alacaklının İİK”nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Alacaklı tarafından açılan istihkak davasının reddi üzerine davalı 3.kişi yararına tazminata hükmedilebilmesi için İ.İ.K.’nun 97/15. maddesi uyarınca alacaklının kötü niyetinin gerçekleşmesi gerekir. Alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasına karşı çıkması kötüniyetli bir davranış olarak nitelendirilemez. Alacaklının kötüniyeti kanıtlanmadığından tazminatla sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendinin tümünün çıkartılarak temyiz olunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.